Pelin Batu

Başlangıç (Lilith’e göre)

Orada öylece uzandım ay kadar durgun arayışları sürerken
dünyanın bittiği,
çölün başladığı noktada.
Sessiz bir yılandım fırtınanın kurşunuydum sabrı
kendi ellerim kadar iyi bilen.
Hayır dönmeyeceğim iltifat bekleyen zata; aynı kilden yapıldık ona eğilip dua etmem
ben.
Hayır ona dönmeyeceğim
bana vaat edilen tüm bahçelere rağmen; ben kendi ağacımım, ben kendi meyvemim
ben düşünceye çiçek veren çiçeğim.
“Gecenin Kadını” dediler bana geceyi konuştuğum için.
Vampir yaptılar beni ışıklarıyla beslenen.
Ama hiçbir günah tanımadım gereksiz yere de baştan çıkarmadım; Cennet’e
döndüğümde
gördüm ki kendine yeni bir eş yapmış bile.
Aynı taştan kesilmemiş miydik biz?
Aynı aynadan dökülmemiş miydik biz? Beni böyle nasıl unutursun
tek sahip olduğum gururdan başka değilken?
Tüm hikâyeler ilkin onun kaburgası, sonra karısı
olduğunu ima eder.
Orijinal bir kemiği bile yoktur bunların, görüyor musunuz?
Devreye girmeseydim bu berbat döngünün ilelebet devam edeceği kesindi.
Havva dediler ona
çocuktu daha
meyve seven
onu nasıl mahrum ederdim bundan?
Bir sayfa kadar temizdi hayatı tanımaya yalvaran.

Ona seslenmeseydim
iyi ve kötü olmayacaktı
gri cennetlerinde. İyiliğin anlamı nedir ki
bir suçla tartmadığınız zaman?
Derler ki sarım sarım sarmışım yasak ağacı inandırmak için onu arzularının tek
elmasına.
Ama peşinde olduğum o değil diğeriydi gözlerini açmayı istediğim.
O, eşim, kocam, sevgilim ve hayatım onun görmesi lazımdı hayatın çoraklığını diğer
parçanız olmadıktan sonra.
Bildiğiniz hikâye, anlatmayacağım.
Şimdi Zamanın olmadığı noktadan konuşacağım.
Onların dediği gibi sürünmem,
toz da yemem.
Tahayyül edebileceğiniz en büyük tebessüme sahibim ve onunla alırım yaşamları.
Canım çocuk, tatlı çocuk korkma benden.
Görürüm ki çıplaksın görürüm ki adsızsın
o yüzden seni ve sadece seni alacağım.
Kedi kadar çevik
yarasa kadar hafifim ben
acıyı hiç hissetmezsin böylece — unutmayın, tek suç babalarınızındır.
Siz onların kefareti onlara cezasınız benimle gelin geceye.
Yıldızlar kadar soğuk bir ateşte yanacaksınız kendi ışığınıza.
Size öğreteceğim
Havva’ya öğrettiğim gibi:
Ya kendiniz olun
ya var olmayın.
Bu başlangıçtır
son bilmeyen bir başlangıç.

--

--

--

Üç aylık şiir ve eleştiri dergisi

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Natama Dergi

Natama Dergi

Üç aylık şiir ve eleştiri dergisi

More from Medium

IDOs Gold Chance and Hottest Month from Gravis Finance

SonicMoney is fully forked from $LIBERO with the Sonic Autostaking Protocol or SNAP, a new…

How DeFi’s user interface problems are deterring widespread adoption

Everything EOS Weekly Report — April 4th