Davut Yücel

Natama Dergi
2 min readAug 11, 2023

Giremediğim denizler

dünya düzdür ve düz bir kayadan oluşur suyun içinde dir ve dışında
birlikte yaşadığı tanrıyla bir adım uzakta dır yüzmeyi öğrenmekle
başlar her şey ama hiçbir hikâye ölümsüz değil dir bazı denizlerde
yüzülmez boğaz denizi marmara denizi seyyar deniz izmirde bir deniz
uludağ sert bir deniz çok derin değil olası bir deniz girilemez
manzarasını sevdiğim aşağı yukarı bir deniz geri dönülmez deniz
istanbulun altı bir tarafı denizlerle kaplı aşağı yukarı kırk beş
dakika beşiktaştan üsküdar bir sırt mesafesinde doğum günleri ortalama
bir saat yürüme mesafesindedir dir gördüğüm şey buydu ve bunu çok
sevdim bunu çok sevmek yüzmek gibidir bir kez öğrenince bir daha
unutmadığın ama ayağını bastığın kaya düzdür ve dünya çoğunlukla
bir el mesafesinde dir bir elin neler yapabildiğini düşün mesela
işaret dilini mesela koku aldığını ama beğenmediğini bir elin gördüğü
şeyi düşün yatakları çarşafları ortopedik yastıkları çay bardağı ve
bilgisayar klavyesini elinin ekran üzerinde kapladığı pikselin hacmiyle
su içinde kapladığı hacmi düşün bir de bir elin en çok sevdiği şeyi
isimleri ve isimsizleri o denizlerin balıkları iç organları gibidir
gömlek giymezler çoklu organ yetmezliğini düşün birbirine karışan
denizleri de düşün haber almanın ağırlığıyla suyun kaldırma kuvvetini
kirlenen denizleri su yüzeyine vuran bir şeyi ve başka şeyleri masayı
büyüttüğünü masanın rengini zamansızlığı çünkü bir evin salonunda aynı
anda dörtten fazla kişi bulunursa bu yirmi dokuz harfin yetersizliği
anlamına gelir giremediğin denizleri ve yuvarlak yemek masalarını
duvara asman gerekir siyah ya da kırmızı ve bazı fazlalık harflerle
gömlek giymemiş deniz hayvanlarını da gördüğün şeyi sevdiğini hatırlaman
yeterli dir bazı denizler içine girmek için değil cebinde bin dokuz
yüz yirmiye bin seksen kez dalgalanması ve yosunlanmalar içindir dir

resim yapmak için ilk önce mutfaktan bir tepsi almalı
ve arkasındaki etiketi
çıkarmalısın

--

--