Bu sayı, Canan Yaka’nın A. Irem Az’ın Sade Yaşadığımız adlı şiir kitabı üzerine “İnsan Onuruna Yakışır Bir Şiir” başlıklı yazısıyla açılıyor.

Sabit Kemal Bayıldıran 28. sayımızda da bir bölümünü yayımladığımız “Üçüncü Kuşak Şairleri” başlıklı yazı serisine bu sayıda Kemal Özer’le devam etti.

Ersun Çıplak, Behçet Necatigil şiirini otobiyografik verilere de…

Natama dergisi 29. sayısıyla raflarda

Bu sayının “Tanpınar’daki Turgut ve bir kanon önerisi” başlıklı ilk yazısında Enis Akın, şiirde “acemilik” kavramını, şiirimizi tanzimat dönemine kadar tarayarak teşrih masasına yatırıyor.

Davut Yücel, ilkini 24. sayımızda yayımladığımız “Şiirde ses, şiirsel mırıltının politikası” başlıklı yazı serisinin ikincisine Turgut Uyar şiiri özelinde devam etti…

Natama Şiir ve Eleştiri Dergisi / Nisan — Eylül 2020 / 26–27
Natama 26–27

Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19 hastalığı tüm dünyada, yaşamın her alanındaki dengeleri alt üst etti. 3 Mayıs 2020’ye kadar 3,52 milyon vaka, 247.744 ölüm tespit edildi. Dünün gündemi savaşlar ve savaş göçmenleriyken bugün tüm dünya içe kapanmaya ve sosyal izolasyona odaklanmış durumda. …

Mehmet Öztek

Rus şair Boris Rıji, 8 Eylül 1974’te Rusya’nın Çelyabinsk şehrinde doğdu. Jeofizik mühendisi bir babanın ve tıp uzmanı bir annenin üç çocuğundan biri. 1980’de ailesiyle birlikte Sovyetler Birliği zamanındaki adıyla Sverdlovsk, şimdiki adıyla Yekaterinburg’a yerleşti. Eğitimli bir ailede yetişen Rıji, onlu yaşlarında şiirler yazmaya başladı, boksla şampiyonluk derecesi alacak kadar…

Boris Rıji

Çev. Ezgi Bıdak — Mehmet Öztek

***

Nasıl da buzla kaplı granit,
ve soğuk duruyor toprakta-
hatırayla kaplanmış bu şehri,
terk etmek istiyorum ilelebet.
Sıcak bir gar birası olacak,
bir bulut başımın üstünde,
ve bir şarkı olacak kederli-
sonsuza dek vedalaşacağım seninle.
Daha fazla gökyüzü, sıcaklık, insanlık.
Daha fazla kara keder, şair.
Ne gerek var konuşmaya sonsuzluğu,
Olmayan şeyleri daha doğrusu…

İnanç Avadit

Al bak bu sensin

Bu da senin sevme organın

Hem beş bin yaşındasın

Hem üç

Bugün nefret ediyorsun

Yarın suç

Bir kazı alanında buldular seni

Yanında sevme organın

Taşlaşmış bir suret

Bir işlikte çöpe atılmış emeğin

En çok ellerin

Kavramış bak sevme organını

Son nefesini öyle vermişsin

Bizim buralarda sevgi suç

Gerçeklerden kaç

Yarım kalmış bir öç

Her gün siliyorlar hatırlama organını

Bizim buralarda tarih koca bir unut

Unutma beni çiçekleri

Ellerinde organından akmış birkaç damla sevgi lekesi

Bizim buralarda hikayeler hep yarım

Her şey biraz güç

Sevgi organına yaslamışsın başını

Bir kazı alanında

Bacaklarını karnına çekmiş buldular seni

Biraz yağmur yağmış

Biraz yağmur yağmış

Hepsi bu

Süreyyya Evren

Bulamıyor nefreti, ne tarih kitabında, pert

Ama gaddar hükümdar, gözü kuma dönmüş işkenceci

Bir ipi bir ucundan öbürüne yakıp, alev alev

Gerisingeri küllerini yediren deli, bozuk

Ne de dün, geçmişinde, sokak köşesinde

Planlayan yüzüne kuru ot dökmeyi, süt

Alan elinden kazanılmış üç kuşun üç lades kemiğini

Çeken serçeyi ipinden, sürükleyen…

Coşkan Tugay Göksu

Eksik Güç Eros’tan Mutlak Hazzın Evi Thanatos’a
Yönelen Arzu

Derginin bir önceki sayısında yayımlanan yazımın ilk bölümünde Ece Ayhan şiirine genel bir bakış ve yorum getirmiştim. Sonrasında da şairin şiirini şizofrenik söyleme ve başarısız öznenin baba’ya bakışına göre değerlendirmeye çalışmıştım. …

Gül Abus

Bir kadın en çok 72 yaşında üzülür

İsimlerini hatırlamadığı adamların yüzlerini düşünür

Her şeyin yeniden ve daima hep aynı olmasına üzülür

Bir kadının gözlerinin altı çökük ve dişlerini kendi etine geçirmiş bir büyük balık gibi ise bir kadın

Ben gitsem iyi olur kızım

Bazen anneler toplayamaz kafasını

72 eşit parçaya…

Natama Dergi

Üç aylık şiir ve eleştiri dergisi

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store