Ümit Güçlü

Natama Dergi
3 min readNov 13, 2023

Tele-varoluş, bitcoin parçaları

bütün makineler birbiriyle konuşur
uzakta olsalar da
insert diye ses çıkarır
coin ekleyip keyfine bakarsın
çeşitli şekillerde çalışırlar
benzinle tuşlarla ve uzaklıkla

paranın icadına kadar ilerlenir
korkulu ve korkunç eller arasına
uygulamalar yoktu o zaman
bulgur ve 2 megabaytlık pirinç tanelerinin yanına
haşere ve ilk bakterilerin yanına
buzdan jetonlarla indim

bazı makinelerse ekranlarına güvenir
zaten hepsinin gizli de olsa ekranları vardır
taş ve el arabasının yüzü
her şeyi görebileceğin HD çerçevelerdi
orda savaşlara bakar cadılara selam verirsin
sanal şiirlerin içinden geçerek

meğer her şeyin son bulduğu noktaların birinde
küçük Akbank mobil uygulamalarına kadar düşüyordum
ateş ve çekiç kadar geçer akçeyim orda
gereksiz uygulamaları sil at derken

mağarada havlayan köpeğe kadar gider o ses
ekran parlaklığı yükselip alçalırken
buzdan jetonlar kırılırken candy crush içinde

artık evde milyonlarca yıl uyuyabilirim
değişim ve eft dualarıyla
rüzgâr açık kalıyor
üzerime banka kartı ve şarj cihazları örterim.
onların da gizli seslerini duyarsın
yeter artık diye devrilen çam ağaçları içinden

rakamların değişim değeri
zaman denilen kadını getirir
çok büyük güzellikler arasından
süslenmiş ve hazırdır
yaz denizlerinde kafanı kuma koyup
güzelliğine dalarsın
güneş, kalbindeki işlemleri
ücretsiz çalıştırır
*
ekranlarda coin’leri izlerken
grafiklerdeki dalgaları
tuşların içinden kayarken
gizli ekranlar açılır- iyi bak onlara
on günlük performansından Miami biletleri çıkar
alın terin düştü mü - hiç sanmam
artık sezonluk plajların içinde
yumuşak yorganların üstündesin
rüyalarından insert ve coin
koltuklardasın ekranlar senin güzelliğine çalışıyor
yüzüne yansıyan ışıklar çok önceleri de öyleydi
çok ama çok uzun yıllar önce
ön ayaklarına el ismi verilenden önceye kadar
hani bir kere ateşe yaklaşıp da sevmiştin onu
milyon ışık yılı uzaktan, olay ufkuna doğru
*
şimdiyse el hareketlerin ne değişim değeri ama
bir anlık gelişen ekle - çıkar
bozdur ve harca, dönüştür ve değerlendir
coin’lerin ve yerçekiminin arasında
hani sonra Alman gelmişti de, ilginç ve inanılmaz hızlarla.
iki parçacığın birbirine çarpması sonucu
sonsuz miktarda coin’leri

onlarla iyisin işte değere değer demiyorsun
algoritmalar işlemler kombinasyonlar
sıcak lambaların böcekleri sevdiği ekranlar kadar
işte öyle gözlerin
buğulu, tam ayırt edemeyen ama uyanık
el göz ve beyin arasındaki en korkunç evrim
ve korkulu
belki artık beden makinenin de ötesinde
bir sonraki durakta
ve artık tanıyamıyorum yüzündeki ekranları
*
bugün binlerce coin’i kaybettim
eve geldiğimde beni bekleyen
bir tas bulgur aşı çorbasına bakarken
belki artık o tanelerin içi de
lezzete yapışmış birkaç kod
birkaç rakam
acıkınca beyinde yanan bir heeeeeeey sesi
ekranlarda yanıp sönen sıcak ekmek kokusu
o şifreleri girip onları da çözeceğim
önce kar ayakkabılarını
sonra da kalp içindeki hataları sökünce

kalp hataları sökünce
biraz rakam kazanırım bolca sıfır
ve işaretli kişileri bir kere vurma hakkı
alt tuşa yan tuşa ve enter işaretine basarak
fareyi hareket ettirerek
oyunun içinden Oraya doğru giden yola
önündeki engelleri aşmak için
jetonların bittiği yere doğru
eriyen buzdan jetonların bittiği yere doğru


bir uygulamaya da yalvardığım zamanlar olmuştu
çıkış nerede diye dökülen betonların içinden.
yüzde 98 şarj oranını haysiyet ve onura tercih ettiğim
ruhumu işlemciyle yarışa soktuğum yerlerde.
boşver, hastane odalarındaki cihazları tanıdık
kahve makinesine dökülen coin parçalarını.

kablolara bastığımda içindeki hareketleri hissederim
çoğunun içinden gizlice kan akar
ekranlara yansıyan 1, 2, 3 gibi lekeler
şeytanın yüzü işte, işte bakıyor ahşap gözlerin.

ama hızdan olması lazım
ne bulanıklık di mi
sanki parlaklığın içinden lazer ışıması
elini tutuyor, ısı işte
nerden nereye
sana yakındır, yeni bir organ verilirse
hızdan olması lazım.
belki açma kapama düğmesi olan bir organ.

--

--